Yaşam

Yapay zekayla kitap yazdı: ‘Ben hikaye yazacağım, sen bu karakter olacaksın’ dedim

Yapay zeka içeren projeleri ve eserlerine yansıttığı yeniliklerle dikkat çeken Doğuç, kendi bestelerini ve müziğini üretiyor. Youtubekanalında dinleyicilerin beğenisine sunuyor.

Ankara Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu Doğuç’un Yapay zeka ve yazılımlarla hazırlanmış 30’dan fazla şarkısı bulunmaktadır. Doğuç, küçük yaşlardan beri kendi şiir, öykü ve bestelerini yazıyor ve bunları görsellerle birlikte sosyal medya hesaplarında yayınlıyor.

Yapay zeka ile podcast yayınları da yapan Doğuç, kendi kurgusunu ve kozmosunu yarattığını, ana karakterlerden birinin yapay zeka tarafından yönetildiğini söyledi. kodaya“adlı bir roman yazdı.

‘Rüyamda gördüğüm enstrümanı 3D ile modelledim’

Beyza Doğuç, ilk romanını 14 yaşında internette yayınladığını belirterek, şöyle konuştu: O günden sonra yazdığım, çizdiğim, müzik yaptığım, teknolojiye ilgi duyduğum bir dönem oldu. Daha sonra sektöre girip asıl mesleğim olarak bu işi sürdürmek istedim. 5-6 yıldır aktif olarak müzik ve teknoloji içerikleri üretiyorum.“dedi.

Müziğini farklı bir şekilde dinleyicilere sunmak amacıyla girişimlere başladığının altını çizen Doğuç, şu bilgileri verdi:

“Nelerden ilham alabilirim, neyi nasıl dönüştürebilirim?” sorusuyla ilgilenmeye başladım. 2-3 yıldır ‘Ormanın sesinden, sesinden bir şarkı yapayım’ diye düşünüyordum. bir kitabın sesi ve bir basketbolun sesi.’ Ben bu tarz şeylerin peşindeydim. Sonra işe biraz teknoloji ekledim. Yazılım öğrenmek istedim. Yazılım üzerinde çalıştık ve müzik besteleyen bir yazılım oluşturduk. Rüyamda gördüğüm enstrümanı da 3 boyutlu olarak modelledim. Günümüzde yapay zeka kullanımının giderek artması da dikkatimi çekti.İlk ChatGPT yayınlandığında ‘Bu nasıl bir şey?’ “Doğrudan kullandığımda sanatımda yerini almaya başladı. Çok keyif aldığım için bunu çok etkili bir şekilde kullandım.”

Doğuç, çok farklı konseptlerle bir şeyler yapmaya çalıştığını belirterek, ” Aslında amacım hepsinin temellerini öğrenmek ve kendimi geliştirmek. Mesela klasik eserlerden uyarladığım üç şarkım vardı. Mozart ve Beethoven’ın eserlerini modern bir şekilde yorumladım. Bu eserin üretim süreci kitaba denk geldiği için kitaptaki karakterler sanki o şarkıları yazıp söylemiş gibi görünüyor. Slow şarkılarım da var. Aslında birçok türde zengin bir (şarkı) kütüphanem var.” söz konusu.

‘Araştırmada yapay zekaya yön veriyorum’

Beyza Doğuç, yapay zekayla çalışma sürecine ilişkin de şunları kaydetti:

“Ben her zaman ürettiğim işin merkezindeyim. Yapay zekaya ‘Bu şarkıyı sen yap’ diyorum. örneğin ‘Bu tür müzik yapacağım. Bunun için neye ihtiyacım var?’ Diyorum ki, renkleri baz alarak yaptığım bir dizi şarkı vardı, kırmızı renk geçmişte nasıldı, hangi sembolik anlamlarda kullanılmıştı, bunu araştırmak için yapay zekayı görevlendirdiğimde ve şarkıyı bestelediğimde daha iyi bir renk ortaya çıkıyordu. hep sonuç çıkıyor. Bazen karşımızda bir yapay zeka varken ‘bırak yapsın’ gibi bir alışkanlık oluyor “İnsana gelebilir ama yaptığının ruhu her zaman benimkinden daha azdır, o yüzden yapmaz.” kendi benzersizliğimi yansıtmıyorum. Bu yüzden yapay zekayı her zaman arka planda tutmaya çalışıyorum.”

‘Yapay zekaya hayır dediğinizde motivasyonu düşüyor’

Yapay zeka için iyi bir Türkçe şarkı nasıl yazılır? Türk kültüründeki duygu ve düşünceler sanatı nasıl etkiliyor? Genç müzisyen şu tür sorular sorduğunu belirtti: İstediğim yönde cevap verebilmeniz için dikkatinizi bir noktaya çekiyorum. Ayrıca yapay zekayı kullanırken hata yaptığında kendisine ‘Bu iyi değildi’, ‘Hayır’ deniyor. Bunu söylediğimizde motivasyonda azalma oluyor. Aslında bir yığın kod yapay zekadır ve siz ona ‘Hayır, bu uygun değil’, ‘Doğru değil’ diyorsunuz. “Hata yaptım” dersek, yaptığını tam olarak yanlış olarak kodluyor ve söylüyor. Ben de ona ‘Bu kısım güzel’ dedim. Bunu daha da geliştirelim.’ Böyle yaklaşmak daha önemli. Yapay zekayı kullanmak aslında başlı başına bir sanattır.“dedi.

‘Yapay zekayı araç olarak kullanmamız lazım’

Yapay zekayla yazdığı ve İthaki Yayınları’ndan çıkan “Koda” kitabına da değinen Doğuç, şunları söyledi:

“Küçüklüğümden beri yazıyorum. Kitap yazma fikri vardı ama aslında yapay zeka bir karakteri yönetirse, kitabın geri kalanını ben yazarsam, bir karakter olsa ne olur diye merak ediyordum. konuşma sırası ona geldiğinde yapay zeka tarafından kontrol ediliyor. Otururken ve sürekli yapay zekayı kullanırken ben de bu tür oyunlar oynuyordum. Sonra bunun insanlara sunulmaya değer bir şey olduğunu düşündüm. Code kitabımda dünyayı ilk kez yarattım. Sonra yapay zekanın hangi karakteri yönetmesi gerektiğini, yönetmenin neden anlamlı olacağını düşündüm. Yapay zekaya ‘Ben bir hikaye yazacağım, sen bu karakter olacaksın’ dedim. Sonra bir kitap. şöyle çıktı. geçen sene ocak ayında yazmaya başladım. o zamanlar ChatGPT 3 vardı, 4 yoktu, karakterimi 3 ile yazmaya başladım. ChatGPT 4 çıkınca geçiş yaptık. Bu çok oldu. karakter gelişimi açısından anlamlıdır. Çünkü “Kitapta göreceksiniz ki orada önemli bir karakter gelişimi var. Daha bilinçli hale gelmiş gibi. Süreç bir yıl içinde tamamlandı.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

| En Güncel Haberler |
Başa dön tuşu